Nesne Yönelimli Programlamanın ve C++’ın Doğuşu

Wasee

Kalfa
25 Eki 2020
53
2
0
1970'lerin sonlarına doğru birçok projenin boyutu, yapısal programlama

yöntem bilimlerinin ve C dilinin başa çıkabileceği sınırlara ya yaklaşmıştı ya da ulaşmıştı. Bu

problemi çözmek amacıyla nesne yönelimli programlama (OOP – Object Oriented

Programming) denilen yeni bir programlama yöntemi ortaya çıkmaya başladı. Nesne yönelimli

programlamayı kullanarak, bir programcı çok daha büyük programların üstesinden

gelebilecekti. Sorun, o zamanlar en popüler dil olan C‟nin nesne yönelimli programlamayı

desteklememesiydi. C‟nin nesne yönelimli bir versiyonu için duyulan istek en sonunda C++„ın

ortaya çıkmasına neden oldu.

C++, Bjarne Stroustrup tarafından Murray Hill, New Jersey‟deki Bell Laboratuarlarında

I979‟da icat edilmeye başlandı. Stroustrup, bu yeni dili ilk önce "C with Classes" ("Sınıflı C")

olarak adlandırdı. Ancak, 1983'te dilin ismi C++ olarak değiştirildi. C++ , C dilinin bütününü

içermektedir. Bu nedenle C, C++‟ın üzerine inşa edildiği bir temeldir. Stroustrup'un C üzerine

yaptığı değişikliklerin pek çoğu, nesne yönelimli programlamayı desteklemek amacıyla

tasarlanmıştı. Yeni dili C temeli üzerine inşa ederek Stroustrup, nesne yönelimli programlamaya yumuşak bir geçiş sağlamıştır. Bir C programcısının nesne yönelimli yöntem bilimin

avantajlarından yararlanmadan önce, bütünüyle yeni bir dil öğrenmek zorunda kalmak yerine,

sadece bir-iki yeni özellik öğrenmesi gerekecekti.

C++ 1980‟lerin büyük bölümünü, arka planda, kapsamlı bir gelişme kaydederek geçirdi.

1990'ların başından itibaren C++ genel kullanım için hazırdı; üstelik, popülaritesi de adeta

patlama yapmıştı. On yıllık sürecin sonuna gelindiğinde C++ en yaygın olarak kullanılan programlama dili halini almıştı. Bugün halen, yüksek performanslı, sistem seviyesinde kod geliştirmek için C++ üstün bir dildir.

C++‟ın keşfinin bir programlama dili ortaya çıkarmaya yönelik bir girişim olmadığını anlamak kritik öneme sahiptir. Bilakis, C++ zaten çok başarılı bir dilin geliştirilmiş haliydi. Dillerin

gelişimi ile ilgili bu yaklaşım - mevcut bir dil ile başlayıp, onu daha da ileriye taşımak - bugün

bile devam etmekte olan bir trendin öncüsü oldu.